|
Tweet |
Öğretmen adaylarının mesleki geleceklerini doğrudan ilgilendiren süreçte belirsizliğe yer bırakılmaması gerektiğini ifade eden Kozan, adayların hangi kriterlerle değerlendirileceklerini baştan ve ayrıntılı biçimde bilmelerinin önem taşıdığını söyledi.
KRİTERLER AÇIK OLMALI
Millî Eğitim Akademisi’ndeki hazırlık eğitiminin öğretmen adaylarının mesleğe geçişinde önemli bir aşama olduğunu belirten Kozan, değerlendirme kriterlerinin adaylar arasında soru işareti oluşturmayacak biçimde uygulanması gerektiğini ifade etti.
Kozan, “Öğretmen adaylarımız uzun bir eğitim ve sınav sürecinin ardından Akademi aşamasına geliyor. Bu noktada hangi ölçütlerden değerlendirileceklerini, sınavların başarıya nasıl yansıyacağını ve uygulama çalışmalarının hangi kriterlere göre puanlanacağını açık biçimde bilmeleri gerekir. Şeffaflık adayın sisteme duyduğu güveni güçlendirir” dedi.
DEĞERLENDİRME ÖLÇÜLEBİLİR OLMALI
Öğretmenlik gibi doğrudan insan yetiştirmeye dayanan bir meslekte teorik bilgi kadar sınıf içi uygulama becerisinin de önemli olduğunu belirten Kozan, değerlendirme sisteminin nesnel ölçütlere dayanması gerektiğini söyledi.
Kozan, “Adayın mesleki bilgisi, sınıf yönetimi, iletişim becerisi ve öğretim uygulamaları değerlendirilebilir. Ancak bütün bunların önceden belirlenmiş, denetlenebilir ve mümkün olduğunca nesnel kriterlere dayanması gerekir. Kişiden kişiye değişen değerlendirmeler öğretmen adaylarında adalet kaygısı oluşturmamalıdır” ifadelerini kullandı.
ADAYLAR BELİRSİZLİK YAŞAMAMALI
Hazırlık eğitiminin 22 Şubat 2027’ye kadar devam edecek olmasının adaylar açısından uzun bir süreç anlamına geldiğini belirten Kozan, eğitim boyunca düzenli bilgilendirme yapılmasını istedi.
Kozan, “Öğretmen adaylarımızın geleceği söz konusu. Sınavdan uygulamaya, başarı kriterlerinden sürecin sonunda karşılaşacakları aşamalara kadar bütün kurallar açık olmalıdır. Eğitim sisteminin temelini oluşturacak öğretmenlerimizi yetiştirirken adalet, liyakat ve şeffaflık konusunda hiçbir tereddüde yer bırakılmamalıdır” dedi.