|
Tweet |
Terör saldırılarında yakınlarını kaybeden ailelerin ve yaralanarak gazi olan vatandaşların hassasiyetlerinin devlet tarafından dikkate alınmasını isteyen Pehlivanoğlu, toplumsal birlik ve güvenliğin ancak adalet duygusunun korunmasıyla güçlendirilebileceğini belirtti.
ÖDENEN BEDELLER UNUTULMAMALI
Türkiye’nin terörle mücadelede uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödediğini belirten Pehlivanoğlu, yeni bir politika oluşturulurken geçmişte yaşananların toplumsal hafızadan çıkarılmaması gerektiğini söyledi. Özellikle şehit aileleri ve gazilerin sürece ilişkin sorularının cevaplandırılmasının önem taşıdığını ifade etti.
Pehlivanoğlu, “Şehit ailelerimiz ‘Bizim çocuklarımızın günahı neydi?’ diye soruyor. Gazilerimiz kaybettikleri sağlıklarının, uzuvlarının ve verdikleri mücadelenin karşılığında bugün yaşananları sorguluyor. Bu insanların duygularını ve hassasiyetlerini görmezden gelemezsiniz. Türkiye’nin terör politikasında onların yaşadığı acılar da mutlaka dikkate alınmalıdır” dedi.
İÇ CEPHE ADALETLE GÜÇLENİR
“İç cepheyi güçlendirme” söyleminin yalnız siyasi açıklamalarla gerçekleştirilemeyeceğini savunan Pehlivanoğlu, vatandaşların devlete ve hukuka duyduğu güvenin korunmasının temel şart olduğunu söyledi. Toplumsal birlik için adalet duygusunun zedelenmemesi gerektiğini belirtti.
Pehlivanoğlu, “İç cepheyi güçlendirmek istiyorsanız vatandaşınıza güven vermek zorundasınız. İnsanların adalet duygusunu zedeleyecek adımlar atarsanız toplumsal birlik zarar görür. Türk milletinin ülkesine yönelik bir tehdit karşısında birlikte hareket edeceğine inanıyorum. Bunun için devletin de vatandaşının güvenini koruması gerekir” ifadelerini kullandı.
GÜVENLİK POLİTİKASI ŞEFFAF OLMALI
Türkiye’nin terörle mücadele politikasında atılan adımların kamuoyuna açık biçimde anlatılması gerektiğini ifade eden Pehlivanoğlu, hangi koşullarda hangi kararların alındığının toplum tarafından bilinmesini istedi. Terörle mücadelede güvenlik ile hukuk arasında sağlam bir denge kurulması gerektiğini söyledi.
Pehlivanoğlu, “Türkiye’nin güvenliği konusunda toplumun kafasında soru işaretleri bırakılmamalıdır. Kimlerle, hangi şartlarda ve hangi hukuki zeminde temas kurulduğu açık olmalıdır. Şehit ailelerinin ve gazilerin hassasiyetlerinin gözetildiği, hukukun uygulandığı ve milletin güven duyduğu bir güvenlik politikası yürütülmelidir” dedi.