|
Tweet |
TERÖRİSTİ MEŞRULAŞTIRAN DİL, MİLLETİN VİCDANINI YARALIYOR
Akbaş, yıllarca binlerce insanın hayatına mal olan bir yapının bugün “çözümün anahtarı” gibi sunulmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
“Bebek katilliğiyle anılan bir yapı, bir anda demokrasi havarisi gibi gösteriliyorsa burada ciddi bir akıl tutulması vardır” dedi.
ŞEHİT ANNELERİ GÖRÜNMEZ KILINIYOR
Toplumdaki çifte standarda dikkat çeken Akbaş, farklı eylem biçimlerinin meşrulaştırıldığını ancak terörle mücadelede evladını kaybeden binlerce annenin sesinin duyulmadığını ifade etti.
“On binlerce şehidin annesi var ama onların acısı topluca görülmüyor. Bu vicdanı yaralıyor” dedi.
KAZANILAN MÜCADELE KAYBEDİLMİŞ GİBİ SUNULUYOR
Terörle mücadelede verilen bedellerin yok sayıldığını belirten Akbaş, “Bu ülke yıllarca mücadele etti. Kan döküldü, kaynak harcandı, bedel ödendi. Şimdi sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi davranılıyor” ifadelerini kullandı.
DEVLET, TERÖRLE EŞİT TARAFLAR GİBİ OTURAMAZ
Akbaş, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir devlet olduğunu vurgulayarak, karşısında bir devlet değil, bir terör yapılanması bulunduğunu söyledi.
“Devlet, terör örgütleriyle eşitmiş gibi masaya oturamaz. Bu, devlet olma iddiasından vazgeçmektir” dedi.
ATATÜRK’ÜN DEVLET ANLAYIŞINA AYKIRI
Açıklamasında ulus devlet vurgusu yapan Akbaş, “Biz mücadeleden yanayız. Terörle pazarlık değil, kararlı duruş isteriz. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet bunu gerektirir” diye konuştu.
MESELE SİYASET DEĞİL, DEVLETİN NAMUSUDUR
Akbaş, konunun günlük siyasetle açıklanamayacağını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu mesele bir partinin meselesi değildir. Bu, devletin onuru, şehitlerin hatırası ve milletin vicdanıdır. Bunlar pazarlık konusu yapılamaz.”