|
Tweet |
DEVLET AKILLA YÖNETİLMELİ
Ekonomiden eğitime, tarımdan güvenliğe kadar alınan kararların bilimsel veriler ve alanında uzman kadroların görüşleri doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini belirten Uzun, devlet yönetiminde kurumsal yapının önemine dikkat çekti.
Uzun şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanı her şeyi bilen kişi olmak zorunda değildir. Asıl sorumluluk, ülkenin en yetkin insanlarını aynı masa etrafında buluşturabilmek ve milletin menfaatine en doğru kararı verebilmektir. Devlet yönetimi kişilere değil, güçlü kurumlara ve liyakatli kadrolara dayanmalıdır.”
MİLLETİN SESİ DUYULMALI
Uzun, karar süreçlerinde yalnızca siyasi kadroların değil; üniversitelerin, meslek kuruluşlarının, sivil toplumun, üreticilerin, esnafın, gençlerin ve vatandaşların da görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
“Çiftçiyle ilgili karar alıyorsanız çiftçiyi, eğitim politikası hazırlıyorsanız öğretmeni ve öğrenciyi, ekonomi politikası oluşturuyorsanız üreticiyi ve esnafı dinlemelisiniz. Ankara’nın aldığı karar Anadolu’nun hayatına dokunuyorsa Anadolu’nun sesi de o masada bulunmalıdır.”
ORTAK AKIL GÜÇTÜR
Cumhurbaşkanlığı makamının toplumun bütün kesimlerini dinleyen ve ortak çözümler geliştiren bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Uzun, sözlerini şöyle tamamladı:
“Cumhurbaşkanlığına talip olurken milletimize açıkça söylüyoruz: Bizim anlayışımızda devlet tek kişinin değil, milletindir.
Bize oy verenle vermeyeni ayırmayacağız. Farklı siyasi görüşlerden insanların bilgisinden ve tecrübesinden yararlanmaktan çekinmeyeceğiz. Devlet görevlerinde sadakati değil liyakati, kapalı kapılar ardındaki kararları değil istişareyi esas alacağız.
Türkiye’nin büyük bir insan kaynağı ve devlet tecrübesi vardır. Bu gücü ortak akılla buluşturduğumuzda çözemeyeceğimiz mesele yoktur. Türkiye’yi yeniden milletin sesini dinleyen, liyakatli kadrolarla çalışan ve ortak akılla karar veren bir yönetim anlayışıyla buluşturmalıyız.”