|
Tweet |
İTFAİYECİLİK SADECE YANGINA MÜDAHALE DEĞİLDİR
İtfaiye teşkilatlarının görev alanının yangınla sınırlı olmadığını belirten Gedik, personelin trafik kazaları, su baskınları, doğal afetler, mahsur kalma vakaları ve çok sayıda acil durumda görev üstlendiğini ifade etti.
Gedik şunları söyledi:
“Vatandaşımız itfaiyeciyi çoğunlukla yangında görüyor ancak bu mesleğin sorumluluğu bunun çok ötesindedir. Trafik kazasında sıkışan vatandaşın kurtarılmasından afetlerde arama kurtarma çalışmalarına kadar en zor anlarda itfaiye personeli sahadadır. Böyle ağır bir sorumluluk taşıyan mesleğin hak ettiği statünün güçlendirilmesi gerekir.”
HER İHBARDA KENDİ CANLARINI RİSKE ATIYORLAR
İtfaiye çalışanlarının yüksek sıcaklık, yoğun duman, kimyasal maddeler, çökme tehlikesi ve çeşitli fiziksel risklerle karşı karşıya kaldığını belirten Gedik, personelin iş sağlığı ve güvenliği standartlarının en üst düzeyde tutulması gerektiğini söyledi.
“Bir itfaiyeci olay yerine giderken karşısına nasıl bir tablo çıkacağını her zaman bilemez. Başkalarını güvenli alana çıkarmak için tehlikenin içine giriyor. Kullanılan koruyucu kıyafetten solunum cihazına kadar hiçbir ekipmanda maliyet hesabı insan hayatının önüne geçmemelidir.”
ÖZLÜK HAKLARI MESLEĞİN RİSKİNE UYGUN OLMALI
İtfaiye personelinin ekonomik ve sosyal haklarının üstlendiği sorumluluk ve çalışma koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gedik, mesleğin risklerinin özlük haklarında karşılık bulması gerektiğini belirtti.
Gedik, “Gece, hafta sonu veya bayram fark etmeksizin göreve hazır bekleyen bir personelden söz ediyoruz. Fiziksel olduğu kadar psikolojik açıdan da ağır olaylara tanıklık ediyorlar. Bu nedenle çalışma sürelerinden sosyal haklara kadar itfaiyecilerin koşulları mesleğin gerçekleri dikkate alınarak ele alınmalıdır” dedi.
EĞİTİM VE EKİPMAN SÜREKLİ GÜNCELLENMELİ
Yangın ve afetlere müdahalede kullanılan yöntem ve teknolojilerin sürekli geliştiğini belirten Gedik, itfaiye personelinin düzenli eğitim ve tatbikatlarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
“Güçlü bir itfaiye teşkilatı yalnızca araç sayısıyla kurulmaz. O aracı ve ekipmanı kullanacak nitelikli, eğitimli ve deneyimli personel gerekir. Eğitimler sürekli olmalı, ekipmanlar güncel tutulmalı ve personel ihtiyacı eksiksiz karşılanmalıdır.”
“İTFAİYECİNİN HAKKI DA GÖREVİ KADAR ÖNEMLİDİR”
Tüm Yerel-Sen olarak itfaiye çalışanlarının çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin taleplerinin takipçisi olacaklarını belirten Serhat Gedik, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yangında herkes güvenli alana doğru giderken itfaiyeci tehlikenin içine doğru koşuyor. Afette, kazada ve insanların en çaresiz olduğu anlarda görev başında olan bu emekçilerimizin haklarını görmezden gelemeyiz. İtfaiyeciliğin mesleki statüsü güçlendirilmeli, çalışma koşulları yaptığı işin riskiyle uyumlu hale getirilmeli ve özlük hakları geliştirilmelidir. İtfaiyecinin hakkı da üstlendiği görev kadar önemlidir.”