|
Tweet |
ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN VAZGEÇMEMELİ
Malatya’nın kırsal ekonomisinin başta kayısı olmak üzere tarımsal üretime dayandığını belirten Duman şunları söyledi:
“Malatya’yı yalnızca şehir merkezinden ibaret göremeyiz. İlçelerimizde ve kırsal mahallelerimizde toprağını işleyen, üretim yapan binlerce çiftçimiz var. Gübre, mazot, ilaç, elektrik, işçilik ve sulama giderleri yükselirken çiftçimizin üretimde kalması her geçen gün zorlaşıyor. Üreten insanımız toprağından vazgeçerse bunun bedelini yalnız çiftçimiz değil, Malatya’nın tamamı öder.”
SU VARSA ÜRETİM VAR, ÜRETİM VARSA HAYAT VAR
Tarımsal sulamanın kırsal kalkınmanın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Duman, su kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlayacak modern sulama yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini ifade etti.
Duman, “İklim şartlarının giderek zorlaştığı bir dönemde suyu plansız kullanma lüksümüz yok. Açık kanallarda yaşanan kayıpları azaltacak kapalı ve modern sulama sistemleri yaygınlaştırılmalı, mevcut şebekelerin bakım ve yenilemeleri zamanında yapılmalıdır. Çiftçimiz bahçesini sulayabilmek için her sezon aynı endişeyi yaşamamalıdır. Su yönetimini doğru yapamazsak Malatya’nın tarımsal geleceğini de riske atarız.” dedi.
KÖYLER BOŞALIRSA MALATYA KAYBEDER
Genç nüfusun kırsaldan göç etmesinin tarımsal üretimin geleceğini tehdit ettiğine dikkat çeken Duman, kırsal mahallelerde yol, içme suyu, internet, ulaşım ve temel kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Duman, “Kırsalda yaşayan vatandaşımızın şehirde yaşayan vatandaşımızdan daha az hizmet almasını kabul edemeyiz. Köy yollarından içme suyuna, internet erişiminden ulaşıma kadar yaşam şartlarını iyileştirmeliyiz. Genç çiftçimize üretimde kalabileceği ekonomik imkânları sağlamalıyız. Köylerimiz boşalırsa tarlalarımız ve bahçelerimiz sahipsiz kalır; üretim azalır, Malatya kaybeder. Deprem sonrası şehrimizi yeniden ayağa kaldırırken kırsalımızı geride bırakamayız. Malatya’nın köyü de şehri de birlikte ayağa kalkmalıdır.” ifadelerini kullandı.