|
Tweet |
Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağını doğru alanlarda değerlendirmesinin ekonomik kalkınma açısından önem taşıdığını belirten Balkar, gençlerin aldığı eğitim ile iş dünyasının ihtiyaç duyduğu niteliklerin birbirine yaklaştırılması gerektiğini ifade etti.
EĞİTİM İSTİHDAMLA BULUŞMALI
Gençlerin yıllarca eğitim aldıktan sonra uzun süre iş aramak zorunda kalmasının hem bireysel hem de ekonomik açıdan önemli bir sorun olduğunu belirten Balkar, eğitim planlamasında geleceğin mesleklerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Balkar, “Gençlerimiz diploma aldıktan sonra yıllarca iş aramamalı. Eğitim sistemi gençlerimizin yeteneklerini geliştirirken iş dünyasının bugün ve gelecekte ihtiyaç duyacağı nitelikli insan gücünü de dikkate almalıdır. Eğitim ile istihdam arasında güçlü bir bağ kurulmalıdır” dedi.
TEKNİK MESLEKLER GÜÇLENDİRİLMELİ
Sanayi, yazılım, teknoloji ve teknik mesleklerde nitelikli çalışan ihtiyacının doğru eğitim politikalarıyla karşılanabileceğini ifade eden Balkar, mesleki eğitimin iş dünyasıyla daha yakın ilişki içerisinde yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Balkar, “Mesleki eğitim ikinci seçenek olarak görülmemelidir. Sanayinin teknisyene, teknoloji sektörünün yazılımcıya, üretimin yetişmiş teknik personele ihtiyacı var. Gençlerimize gerçek çalışma ortamıyla buluşabilecekleri eğitim ve uygulama imkânları sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
GENÇLER GELECEĞE HAZIRLANMALI
Teknolojik dönüşümün birçok mesleğin ihtiyaç duyduğu becerileri değiştirdiğini belirten Balkar, gençlerin yalnızca bugünün değil geleceğin iş alanlarına da hazırlanması gerektiğini söyledi.
Balkar, “Türkiye’nin en önemli sermayelerinden biri yetişmiş insan gücüdür. Gençlerimizin bilgi ve yeteneklerini ülkemizde üretime, teknolojiye ve katma değere dönüştürebileceği bir çalışma ortamı oluşturmalıyız. Nitelikli istihdam arttıkça hem gençlerimizin geleceği hem de Türkiye’nin üretim kapasitesi güçlenecektir” dedi.